Gün içinde farkında olarak ya da olmayarak sayısız yol ayrımında kalırız. Öğle yemeğinde ne yiyeceğimizden kariyer yolculuğumuza, tatil için Karadeniz'in serin yaylalarını mı yoksa Antalya sahillerini mi seçeceğimizden çocuk sahibi olma zamanlamamıza ve okul tercihine kadar her an seçim yaparız. Bu tercihlerimizin kimisi sıradan birer detay olarak kalırken, kimisi de hayatımızın akışını tamamen değiştirecek güçtedir. Bazen dakikalar içinde fikrimizi değiştirir, bazen de kendimizi bile hayrete düşüren kalıcı adımlar atarız.
Jochen Mai, Süt Almaya Çıktım ama Eve Bir Bisikletle Döndüm isimli çalışmasında tam da bu dinamikleri masaya yatırıyor. Karar verme eyleminin özünü, arkasındaki psikolojik süreçleri, erteleme alışkanlıklarımızın nedenlerini ve ani yönelimlerimizi sorguluyor. Doğru olduğunu sandığımız adımların nasıl hüsranla bitebileceğini ya da tam aksine, yanlış görünen bir tercihin hayatımızın en isabetli dönüm noktası olabileceğini çeşitli örneklerle gözler önüne seriyor. Yazar, bu süreçlerin insan davranışı ve modern yaşam analizleriyle olan bağını kurarken adeta zihinsel bir pazarlama stratejisi gibi kararlarımızın arkasındaki görünmez güçleri inceliyor.
Seçimlerimizin arkasındaki nedenler her zaman berrak değildir. Mantıklı ve soğukkanlı şekilde planlanan adımlar dahi her zaman beklenen başarıyı getirmeyebilir. Üstelik kararlarımızı şekillendirirken çevremizdeki insanların görüşleri ve tepkileri de yadsınamaz bir rol oynar. Bazen en doğru fikirlerimiz bile başkalarının anlayışsızlığına ya da ön yargısına kurban gidebilir. Yine de pes etmeden yeni adımlar atmak ve farklı yolları denemek gerekir çünkü başarıya giden alternatif rotalar her zaman mevcuttur.
0 yorum
Yorum Ekle
Yorum yapmak için giriş yapın.