Tim Berners Lee & İrem Bir Röportaj

Tim Berners Lee & İrem Bir Röportaj

Tim Berners-Lee ile Söyleşi: “Bu Herkes için”

Tim Berners-Lee, Web’i herkese ücretsiz sunma kararından dijital dünyanın geleceğine uzanan bu söyleşide, teknolojiye bakışını şekillendiren deneyimleri ve insan iş birliğine duyduğu güveni paylaşıyor.

İrem Bir: Sizinle tanıştığım için gerçekten çok mutluyum. Çok teşekkür ederim. Şununla başlamak istiyorum: Sizce Web bugün hâlâ herkese mi ait?

Tim Berners-Lee: Web’in bazı yönleri evet, bazı yönleri ise hayır. Wikipedia gibi herkese ait olan pek çok şey var; GitHub gibi, ortak çalışma alanları gibi. Ancak diğer taraftan, özellikle sosyal medya gibi bazı alanlarda insanların aynı kişisel egemenlik duygusuna sahip olmadığını görüyoruz.

İrem Bir: Web’i ticarileştirmemeyi ve bunun yerine herkese ücretsiz olarak sunmayı seçtiniz. Bugün geriye dönüp baktığınızda, yine aynı kararı verir miydiniz?

Tim Berners-Lee: Evet, kesinlikle verirdim. Web ile aynı dönemde ücretsiz olmayan başka sistemler de vardı; örneğin Minnesota Üniversitesi’nin Gopher sistemi.

İrem Bir: Özellikle çocukluğunuzla ilgileniyorum. Kitabın, ailenizden bahsettiğiniz başlangıç bölümünü gerçekten çok sevdim. İki bilim insanının oğlusunuz. Bunun dünya görüşünüzü nasıl etkilediğini merak ediyorum. Başka bir ailede doğmuş olsaydınız, yine de bilime bu kadar ilgi duyar mıydınız?

Tim Berners-Lee: Sanmıyorum. Bence ailem çok özel bir çiftti. İlk bilgisayarı, ilk ticari bilgisayarı geliştirirken tanıştılar. O dönemde bilgisayarın ne olduğunu ve zekânın ne olduğunu keşfediyor ve düşünüyorlardı.

Ailemin duvarda bir kitaplığı vardı. Orada Inquire Within Upon Everything adlı, her türden farklı bilgiyi içeren Viktorya dönemine ait bir kitap vardı. Bir anlamda bu, daha sonra kod ve yazdığım programlar için bir model oldu.

İrem Bir: Çocukluğunuzla ilgili tüm bu hikâyeleri okumak çok güzel. Kitabı ilk okuduğumda yalnızca Web ve Web’in yaratılması hakkında bir bilim kitabı olduğunu düşündüm. Ancak daha sonra kişisel sayfalarınızı okuduğumda bunun daha çok bir yaşam hikâyesi olduğunu gördüm ve gerçekten çok ilham vericiydi.

İrem Bir: Yapay zekâ toplumun her alanını dönüştürüyor. Sizce yapay zekâ Web’in geleceğini nasıl değiştirecek?

Tim Berners-Lee: İnsanlar arama motorlarını kullanmak yerine doğrudan yapay zekâya soru sormaya başladığında bunun pek çok şeyi değiştireceğini düşünüyorum. Bir soru soruyorlar, yapay zekâ onlara bir cevap veriyor ve bunun güvenilir olup olmadığını bilmiyorlar; çünkü yapay zekânın bilgiyi nereden aldığını bilmiyorlar.

Oysa Google’da arama yaptıklarında Google onlara bir liste sunuyor ve verinin nereden geldiğini görebiliyorlar. Dolayısıyla Web’i kullanmak iyi bir şey, çünkü cevaba güvenip güvenmemeniz gerektiğini görmenizi sağlıyor.

İrem Bir: Gelecekte hâlâ insanların yaratıcılığına ihtiyaç duyacağımızı mı düşünüyorsunuz, yoksa yapay zekâ bizim yerimizi alacak mı?

Tim Berners-Lee: Yapay zekânın pek çok şey yapacağını düşünüyorum ama insanların yaratıcılığının yerini almayacak.

İrem Bir: Bence zihniyet de değişiyor çünkü şu anda araştırma yapmayı çok kolay bir şekilde gerçekleştirebiliyoruz. Geçmişle karşılaştırdığımızda zihinlerimiz daha hızlı gelişiyor ve süreçler değişiyor. 1989’da World Wide Web’i önerdiğinizde, milyarlarca insanın hayatının bu kadar temel bir parçası hâline geleceğini hiç hayal etmiş miydiniz?

Tim Berners-Lee: Çok hızlı bir şekilde büyüyordu. Birkaç ayda bir iki katına çıkıyordu. İlk Web sunucusuna bakan insanların sayısı her yıl on kat artıyordu. Dolayısıyla bunun büyük bir şey olacağını biliyorduk. Bir şey bir yılda on kat büyüdüğünde, üç yılın sonunda bunun heyecan verici bir yolculuk olacağını düşünmüştük.

İrem Bir: Yani tek bir makineyle, tek bir odada başladınız, değil mi? Sonra inanılmaz bir şekilde gelişti. O tek odaya dönüp baktığınızda, bunun böylesine büyük bir başarıya dönüşeceğini düşünüyor muydunuz?

Tim Berners-Lee: Hayır, bu kadar büyük olacağını hayal edemezdim.

İrem Bir: Dünyayı olumlu yönde değiştirecek teknolojiler geliştirmeyi uman genç girişimcilere veya yenilikçilere ne tavsiye edersiniz?

Tim Berners-Lee: Bence gidin ve sistemler geliştirin. Şu anda var olan sistemlere bakın ve siz de benzer bir sistem geliştirebileceğinizi fark edin. Bir sosyal medya platformu geliştirebilirsiniz. Ortak çalışma için bir araç geliştirebilirsiniz. Wikipedia gibi bir şey geliştirebilirsiniz.

Kod yazmayı öğrenmeniz gerekiyor ama bilgisayarınıza veya telefonunuza baktığınızda gördüğünüz her şeyin bir programcı tarafından üretildiğini hatırlamanız gerekiyor. Dolayısıyla programlamayı öğrenirseniz, kullandığınız sistemlerden daha iyi sistemler geliştirebilirsiniz.

İrem Bir: Yani dünyanın bu genç girişimcilere hazır olduğunu mu düşünüyorsunuz? Artık pek çok insan kişisel verilerimiz üzerindeki kontrolümüzü kaybettiğimizi düşünüyor. Kontrolü yeniden bireylere vermenin mümkün olduğuna inanıyor musunuz?

Tim Berners-Lee: Evet, kontrolü bireylere vermenin gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum. Bunun önemli olduğunu düşünüyorum çünkü insanlar kendilerine daha fazla güç veren sistemleri kullandıkça bunlara bağımlı hâle gelecekler.

İrem Bir: Kitapta insanların kişisel verileri üzerindeki kontrolünü yeniden kazanabilmeleri için bir sistem geliştirdiğinizden bahsediyorsunuz. Bu sistem geliştiriliyor mu, yoksa zaten yaptınız mı? Bu sistem şu anda hazır mı, yoksa hâlâ geliştiriliyor mu?

Tim Berners-Lee: Evet, geliştiriliyor. Ayrıca müşterilerine bu güçlü imkânları sunabilmeleri için bankalar gibi büyük şirketlerle çalışıyoruz.

İrem Bir: Pek çok insan teknoloji konusunda bu kadar kötümser hissederken size umut veren şey nedir?

Tim Berners-Lee: Bence insan iş birliğinin ruhu bana umut veriyor. Farklı ülkelerin sınırları arasında birlikte çalışan insanlar gördüğünüzde, örneğin; farklı dilleri konuşan insanların birlikte çalıştığını gördüğünüzde, bunun bana çok fazla umut verdiğini düşünüyorum.

İrem Bir: Teknolojik yeniliklerle etik değerlendirmeler arasında her zaman bir denge kurdunuz ve kitapta da bundan sık sık bahsediyorsunuz. Sizce bu denge bugün neden her zamankinden daha önemli?

Tim Berners-Lee: Yapay zekâ konusunda sosyal tarafı, yani kısıtlamaları, teknik tarafla dengelememiz gerekiyor. Yapay zekâ artık daha önce yapamadığınız şeyleri bir anda yapabiliyor. Örneğin; daha önce yapay zekâdan belirli bir şairin tarzında bir şiir yazmasını isteyemezdiniz. Dolayısıyla telif hakkı yasalarını değiştirmemiz gerekiyor. Yeni teknoloji, yeni politikalar gerektiriyor.

İrem Bir: İnsanlığın Web’i kullanma biçimiyle ilgili sizi en çok şaşırtan şey ne oldu?

Tim Berners-Lee: Her hafta birilerinin Web üzerinde yaptığı yeni bir şey ortaya çıkıyor. Diğer insanlarla ve uluslararası ekiplerle birlikte çalıştığınız, iş birliğine dayalı şeyleri gerçekten seviyorum.

İrem Bir: Sosyal medya, Instagram hakkında ne düşünüyorsunuz? Anlamsız mı, yoksa iyi olduğunu mu düşünüyorsunuz?

Tim Berners-Lee: Eskiden ailemi ve arkadaşlarımı takip etmek için kullanırdım. Bu yüzden Instagram’ı kullanmayı bıraktım çünkü değişti. Eskiden gördüğüm her şeyin bir aile üyesi veya arkadaş tarafından paylaşıldığı bir yerdi.

İrem Bir: Bugün 20 yaşında bir yenilikçi olsaydınız, en çok hangi sorunları çözmek isterdiniz?

Tim Berners-Lee: Bireyleri güçlendiren kodlar yazmak isterdim. İnternet verileri üzerindeki egemenliği bireylere vermek istiyorum.

İrem Bir: Pek çok insan sosyal medyada ve Web’de yanlış bilginin bir sorun olduğuna inanıyor. Bu kadar fazla yanlış bilginin internette yer almasından bugün pişmanlık duyuyor musunuz?

Tim Berners-Lee: Evet, bunun bir sorun olduğunu düşünüyorum. Yanlış bilgi, dezenformasyon, kasıtlı yanlış bilgi... Dışarıda kazara ortaya çıkan bazı şeyler var, bazıları ise yanlış olduğu hâlde kasıtlı olarak ortaya konuyor. Yanlış bilginin bir sorun olduğunu düşünüyorum.

Dolayısıyla yapabileceğimiz şeylerden biri, kontrol etmenize imkân veren sistemler geliştirmek. E-posta gönderdiğinizde kullanılan teknolojiye benzer bir teknolojiyi kullanabiliriz. Bir e-posta gönderdiğinizde sistem, e-postayı gerçekten sizin gönderdiğinizi doğrular. Böylece sistem gönderen kişinin kim olduğunu doğrulayabilir.

Dolayısıyla Web’de de bunun gibi, sistemin doğrulama yaptığı şeyler geliştirmeliyiz. Web sayfanıza gittiğimde bilgiyi kimin oluşturduğunu kontrol edebilmeliyim.

İrem Bir: Gelecek hakkında ne düşünüyorsunuz? World Wide Web’in sistemlerimizi ve toplumu bir bütün olarak nasıl dönüştüreceğini düşünüyorsunuz?

Tim Berners-Lee: Umarım olacak şey, tüm verilerimizin kontrolünün bizde olması.

Böylece sağlık sistemlerine sahip olacağız. Finansal verileriniz parmaklarınızın ucunda olacak. Telefonunuzda veya dizüstü bilgisayarınızda uygulamalar kullandığınızda, bu uygulamalar verilere erişebilecek ve sizin adınıza çalışabilecek. Hayatınızı yönetmenize gerçekten yardımcı olacaklar.

Tıbbi kararlar konusunda ve tıbbi teşhislerde size yardımcı olabilirler. Sizin için gerekli kontrolleri yapabilirler. Finansal kararlarınızda, örneğin bir ev satın alıp almamanız konusunda size yardımcı olabilirler.

Dolayısıyla sistemlerin insan odaklı olmasını umuyorum.

İrem Bir: Kitapta insanların her şey için kullanacağı yapay zekâ ajanlarından bahsediyorsunuz. Gelecekte yalnızca ajanları kullanacağımızı ve onların her şeyi yapmamıza yardımcı olacağını düşünüyor musunuz?

Tim Berners-Lee: Ajanları kullanacağız. Neredeyse her şeyi yapmamıza yardımcı olacaklar. Ancak Web’de hâlâ bir şeyler aramaya devam edeceğiz çünkü bunların nereden geldiğini anlamak istiyoruz.

İrem Bir: Gelecek konusunda iyimser olduğunuzu görmek beni mutlu ediyor.

Tim Berners-Lee: Temelde öyleyim. İyimserim.

İrem Bir: Peki okuyucuların kitaptan almasını umduğunuz tek bir mesaj nedir?

Tim Berners-Lee: İnsanlar Web’i kendi hayatlarını daha iyi hâle getirmek için kullanmalı. Ancak Web’de yazdıkları şeylerin diğer insanları etkilediğinin de farkında olmalılar.

İrem Bir: Bugün o meşhur Olimpiyat mesajını yeniden yazmak zorunda olsaydınız, yine “Bu herkes için” mi derdiniz, yoksa başka kelimeler mi seçerdiniz?

Tim Berners-Lee: Yine aynı olurdu.

İrem Bir: Sizinle konuştuğum için çok mutluyum. Web’in hikâyesini ve vizyonunuzu bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederim.

Tim Berners-Lee: Rica ederim. Güzel bir röportaj oldu, teşekkür ederim. Ayrıca kitabı Türkçede yayımladığınız için teşekkür ederim.

İrem Bir: Teşekkürler, hoşça kalın.